100 temel eser özetleri ve kitap yorumları: Yakup Kadri Karaosmanoğlu- Yaban

Yakup Kadri Karaosmanoğlu'nun en önemli eseri Yaban'dır. Yaban 1942 yılında roman yarışmasında 2.'lik ödülü almıştır. Yaban'da Ahmet Celal isim yüzbaşı ve Anadolu'nun bir köyünde geçen çatışma, medeniyet farkı, aradaki kopukluk anlatılmıştır. Yakup Kadri bu romanında Anadolu'ya sert eleştirilerde bulunur. Roman etkili ve realist bir dille anlatılır.

100 temel eser özetleri ve kitap yorumları: Yakup Kadri Karaosmanoğlu- Yaban
05 Temmuz 2020 - 17:29
Yakup Kadri Karaosmanoğlu 1889 yılında doğmuştur. Yakup Kadri dendiğinde akla ilk gelen Fecr-i At-i topluluğu olur.  Bu Edebiyat topluluğu içinde yer alan Yakup Kadri, önemli eserler vermiştir. En önemli eseri ise Yaban adlı romanıdır.

YABAN ROMANI 1942 YILINDAKİ YARIŞMADA 2. OLMUŞTU

Yaban Romanı, Cumhuriyet Halk Partisi'nin 1942 yılında açmış olduğu roman yarışmasında ikinci olmuştur. Romanda etkili bir dil kullanılır. Romanın kahramanı Ahmet Celal, bir köye gider. Köylü ile arasındaki uçurum, o dönemki köylüler ile aydın kesim arasındaki uçurumun ufak bir yansımasıdır. Köylü Ahmet Celal'i kabullenmek istemediği için ona Yaban adını takarlar. Romanda aydın kesim ile Anadolu arasındaki fark, kültür farkı oldukça derin ve sert anlatılır.  Bir yandan savaşın etkisi, bir yandan savaş olmasına rağmen duyarsızca yaşayıp giden insan toplulukları romanın asıl konusunu ve sitemini meydana getirir. Bu kopukluk, romanda realist bir dille anlatılır.

YABAN ADLI ROMANIN ÖZETİ

Romanda Sakarya Savaşı'nın bitmesi üzerine Haymana'ya gönderilen bir heyet başlangıcı yapar. Araştırma yaptıkları bölgede taşların arasında bir günlük bulurlar. Bu günlük Ahmet Celal isimli bir yüzbaşıya aittir.

Ahmet Celal bir paşanın oğludur. 1. Dünya Savaşı'na katılır. 35 yaşında iken kolunun birini kaybetmesi üzerine savaştan İstanbul'a geri gönderilir. Fakat Ahmet Celal, İstanbul'un bu harabe halini görmeye dayanamaz ve Emir Eri Mehmet'ten kendisini Anadolu'ya bir yere götürmesini ister. Emir Eri Mehmet'in köyü Haymana'ya giderler.

Fakat Ahmet Celal, burada da istediğini bulamaz. Hatta yağmurdan kaçarken doluya tutulmuştur. Köyün her yeri pislik içindedir. İnsanları çok kabadır. Savaştan bile haberleri yoktur. Köy Salih Ağa ve Şeyh Yusuf'un otoritesi altındadır. Köylü devlete kızgındır. Mustafa Kemal'i hiç sevmezler. Devlet köylüye doktor, öğretmen yollamamış ve yoları yapmamıştır. Köylü de bunları mazeret göstererek devlete olan hınçlarını çekinmeden belli ederler. Savaş da hiç umurlarında değildir.

Köylü Ahmet Celal'i hiç sevmez. Burada aydın kesim ile Anadolu arasındaki kopukluk realist bir şekilde anlatılır.  Köylü Ahmet Celal'e Yaban adını takar. Ahmet Celal köyden Emine isimli bir kıza aşık olur. İstemeye gider fakat hem çolak hem de yaban birine kız vermeyi uygun görmezler. Köylü hiçbir şekilde Yaban'ı aralarına almaz. 

Ahmet Celal köylüyü savaştan haberdar etmete çalışır. Savaşın giderek bulundukları bölgeye doğru ilerlediğini vurgular. Fakat köylü bananecidir ve hiç ciddiye almaz Yaban'ı. Derken bir gün Düşma askerler köyü basar, yağmalar. Hemen herkesi öldürürler. Ahmet Celal sevdiği kızı alarak kaçmayı başarır fakat yolda düşman askerlere yakalanırlar. Elindeki günlüğü Emine'ye emanet eder ve köyü terk eder. Bir daha haber alınamaz. 

KİM OLDUĞUNU NE BİLELİM? YABANIN BİRİYDİ İŞTE!

Yıllar sonra bulunan bu günlük için heyet köylüye birtakım sorular sorar. Bu günlüğün sahibini merak ederler. Köylünün verdiği cevap oldukça manidardır: "Kim olduğunu ne bilelim? İşte Yaban'ın biriydi..."

YORUMLAR

  • 0 Yorum