Cem Yılmaz'ın Karakomik Filmler 2 İncelemeleri; Deli ve Emanet

Usta komedyen Cem Yılmaz sadece gösterileriyle değil Türk sinemasına kazandırdığı eserlerle de yeri doldurulamaz bir aktör ve senarist. Son zamanların en çok konuşulan filmleri arasında olan Karakomik Filmler 2, iki farklı filmin birleşimi gibi adeta Deli ve Emanet'in incelenmesi ve yorumlamasını sizler için değerlendirdik.

Cem Yılmaz'ın Karakomik Filmler 2 İncelemeleri; Deli ve Emanet
05 Şubat 2020 - 03:13

Cem Yılmaz’ın kaleminden çıkan 'Karakomik Filmler' serisinin ikincisi geçtiğimiz hafta vizyona girdi. İlk filmlerdeki gibi dram ağırlıklı olan bu seri değişik bir tarz olarak karşımıza çıkıyor. Seri iki farklı filmden oluşuyor. 'Deli' ve 'Emanet'. Serinin ilk filmlerine nazaran, bu filmlerde güldürü unsuru çokça kullanılmış. Ancak güldürürken, hayatı sorgulamamıza yardımcı oluyor.  Gelin hep beraber bu Karakomik filmleri inceleyelim.

KARAKOMİK FİLMLER'DEN DELİ FİLM İNCELEMESİ

Bu filmde, taksicilik yaparak hayatını kazanan bir adamın başından geçen olayları  izlemekteyiz.  Kahramanın  geçirdiği ruhsal bunalımlar,  günlük hayatta hepimizin yaşadığı bunalımlara benziyor. Bazen hayat mücadelesinin getirdiği ruhsal bunalımlar ve yaşamsal olarak tükenmişlik insanlara her şey yaptırıyor. Hepimiz biraz deli değil miyiz? Sorusu bu filme damga vuruyor. Ruh hastalığının aslında hiç de kötü bir şey olmadığını gösterir nitelikte. İnsanların çaresizlik anında en yapmam dediği hareketleri bile yaptırabiliyor. Zaten serinin ismi de Karakomik Filmler değil mi?

KARAKOMİK FİLMLER'DEN EMANET FİLM İNCELEMESİ

Emanet filmi ise televizyon yayıncılığının geldiği noktayı anlatması açısından örnek gösterilebilecek türden film olarak karşımıza çıkıyor. Bu film iletişim fakültelerinde gösterilerek, televizyon yayıncılığının nasıl yapılıp ya da yapılmayacağını anlatması bakımından önemli bir mihenk taşı olarak ortaya çıkıyor.  Evlendirme programları ve sıradan insanların bir anada ünlü olarak hayatlarının nasıl değiştiği izleyiciye aktarılıyor.
Emanet'te, Endy Warhol’un, "Herkes 15 dakikalığına  ünlü olacak" sözünün beyaz perdeye aktarılmış hali olduğunu söyleyebiliriz. Sıradan insanların, toplum tarafından görülür hale geldiğinde, bir canavara dönüşebildiğini gözler önüne seriyor.  Bu yapıt, televizyonculuğun ileride ne gibi toplumsal sorunlara yol açacağının anlatılması, gençlere yol göstermesi, gelecekte bu işi yapacak insanları yönlendirmesi bakımından önem taşıyor.

Cem Yılmaz ve arkadaşlarının yalnızca komedi  değil, dram türünde de güzel eserler ortaya çıkardığını görmek Türk sineması adına sevindirici bir gelişme. Halkın sorunlarıyla ilgilenmek Cem Yılmaz'ın ortaya koyduğu eserlerde açıkça görülebiliyor.

 


YORUMLAR

  • 0 Yorum