Diyojen Sendromu nedir? İstifçilik hastalığının tarihçesi belirtileri ve tedavisi

Son yıllarda özellikle Amerika Birleşik Devletleri'nde ortaya çıkan ve tüm dünyaya yayılan “istifçilik” alışkanlığı, insanları ne yazık ki bir hastalık boyutuna getirmiş durumda. Bir tür psikolojik rahatsızlık sayılan istifçi yaşam anlayışı dünyada her çeşit insanın gizli veya alenen benimseyip, sürdürdüğü bir yaşam biçimi haline gelmiş durumda. Bu yaşam tarzı tıp literatüründe “Diyojen Sendromu” olarak tanımlanıyor.

Diyojen Sendromu nedir? İstifçilik hastalığının tarihçesi belirtileri ve tedavisi
05 Ağustos 2020 - 10:10

DİYOJEN SENDROMU NEDİR?
Diyojen Sendromu, bireyin çöplerini atmayıp, biriktirmesi ve bu çöpleri tüm toplumdan saklayarak izole etmeyi istemesidir. Bir tür psikolojik rahatsızlıktır. İnsanların “çöp ev” olarak bildiği kavramın çıkış noktası işte bu rahatsızlığa sahip kişilerin oluşturduğu çöp yığınıyla dolu bir evde yaşamlarına devam etmelerinden gelmektedir. Sendromun en büyük riski ve tehlikesi bireylerin çöplerin ürettiği bakteri ve mikroplara maruz kalarak, ağır hastalıklara yakalanması olarak bilinir.

DİYOJEN SENDROMUNUN TARİHÇESİ

Hastalık adını dünyaca ünlü filozof Diyojen’den alır. Diyojen, kendisini toplumdan soyutlamış, insanların uymaları gereken kuralları reddetmiş, geçinebilmek ve yaşamını sürdürebilmek için dilencilik yapmış, karmaşadan uzak, sadelik ve basitlik temelinde bir yaşam sürmeyi benimsemiştir. Hasta kişilerin davranışlarına bakıldığında filozof Diyojen ile benzer belirtileri göstermesi nedeniyle bu hastalığa “Diyojen Sendromu” adı verilmiştir.

DİYOJEN SENDROMU KİMLERDE, NEDEN GÖRÜLÜR?

Hastalık genellikle yaşı ilerlemiş bireylerde çok daha sık görülür. Çünkü hastalığın en büyük nedenlerinden biri; sevdiklerini kaybetmiş bireylerin kendi içlerinde yaşadığı yalnızlık korkusudur. Bu kişiler genellikle yaşlanmaktan ve yalnız kalmaktan çok korkarlar. Böyle bir durumda da sendroma yatkınlık taşırlar. Bunun yanı sıra yine ileri yaşlarda görülen alzheimer, beyin tümörü, çeşitli ruhsal ve zihinsel bozuklukları olan kişiler ve şizofreni hastalığına yakalanmış bireyler de Diyojen sendromuna sık rastlanabilir.

DİYOJEN SENDROMUNUN BELİRTİLERİ

Hastalığın belirtileri her insanda farklı olabilir. Ancak bilinen en somut belirti bireylerin dış görünüşleri ile alakalıdır. Hastalığa yakalanmış kişiler dış görünüşleri ile ilgilenmez, bakım yapmaz, vücudunda oluşan yara, kesik gibi izleri önemsemez ve bu yaralanmaları açık yara şeklinde öylece bırakırlar. Genelde bu insanlar kötü kokar ve bir hayli kirli olurlar. Diyojen sendromu öncesinde sosyal yaşamları ve insan ilişkileri üst seviyelerde olan bu bireyler, hastalık sürecinde tamamen içe kapanırlar. İnsanlarla iletişim kurmaktan kaçınırlar. Sosyal anlamda bir çöküşün içine girerler.

DİYOJEN SENDROMU TEDAVİSİ

Hastalığın tedavi süreci bir hayli zor ve uzundur. Çünkü hastalar, hasta olduklarını kesinlikle kabul etmezler. Tedavi için yapılan girişimleri reddederler ve aslında normal bir yaşam sürdüklerini, diğer insanların anormal bir yaşam sürdüklerini dile getirirler. İleri seviye ve ikna olmaya kapalı vakalar psikiyatri servisine yatırılmalıdırlar. Burada kendilerine uygulanacak çeşitli ilaç tedavilerinin yanı sıra; davranışlarının anormal düzeylerde seyrettiğini anlamalarını sağlayacak terapi yöntemleri de uygulanmaktadır. İkna aşamasına ek olarak vücutlarında genellikle iyileşmeyen ve mikrop kapmış yaralarında tedavi edilmesi gerekmektedir.

Günümüzde bu hastaların büyük kısmının yaşadıkları çöp evler yetkili merciler tarafından boşaltılmakta ve hasta birey uzmanlar aracılığı ile tedavi edilmeye başlanmaktadır. Tedaviye olumlu yanıt veren ve Diyojen sendromundan kurtulan hastalar, yaşamlarına normal standartlarda ve istifçilikten uzak şekilde devam edebilirler. Ancak söz konusu hastaların düzenli olarak kontrol edilmesi ve istifçi fikirlerinin tekrar canlanmaması için çaba sarfedilmesi tedavi süreci bittikten sonra bile gereklidir.

 


YORUMLAR

  • 0 Yorum