Emile Zola'nın Meyhane kitabının incelemesi ve analizi

Yazarın ifadesine göre kitaplarının arasında en masum olanı olan Meyhane eseri çoğu kez korkunç yaralara parmak basıyor. Bunun ile birlikte yazar yapmak istediği şeyin sosyal ve tarihsel bakımdan oldukça yararlı olduğuna inanıyor. Varoşların, kokuşmuş ortamda yer alan bir işçi ailesinin önlenemez çöküşünü betimlemek istediğini belirten yazar yine de bu eserinde sarhoşluğun ve tembelliğin sonucunda aile bağlarının çözülüşünü ele alıyor.

Emile Zola'nın Meyhane kitabının incelemesi ve analizi
21 Kasım 2020 - 04:52

Paris’in izbe bölgelerinde hayatını devam ettirmeye çalışan Gervaise isminde bir kadının unutulmaz hikayesinin ele alındığı bu kitapta sefaletin, pisliğin ve rezilce yaşamın kol gezdiği mahallerde bulunan meyhanelerden adımını atmayan ve yuvalarını bir lokma ekmeğe mahkum eden adamları da anlatıyor. Ne var ki o gün de tıpkı günümüzde olduğu gibi “boş gezenin boş kalfası” adamlar piyasada dolanıyor imiş. İftiralarını kavganın ve dedikodunun eksilmediği fakat yine de birbirlerine tutunarak yaşamaya çalışan insanların ele alındığı bu kitapta Gervaise, bütün bu perişan halden küllerinden doğmaya çalışıyor ve güçlü dönemlerinde kıskanç bakışlara, övgülere ve paragözlerin ilgilerine maruz kalıyor. Ne var ki düşüş döneminde bu kadının etrafında hiç kimse yok!

EMİLE ZOLA MEYHANE İNCELEMESİ

Sefaletin tam göbeğine doğmuş ve oldukça sıradan bir aile hayatına hasret bir şekilde büyümekte olan çocukları şiddet ile terbiye etmeye çalışan bu kimselerin kendi çocuklarını kendi elleri ile sefalete sürüklemesi kitapta detaylı bir şekilde anlatılıyor. Böyle mahallelerin içinde geçen çocukluklarından sonra büyüdüklerinde en ufak hatalarının bile çok büyük imiş gibi gösterilmesinin asıl olarak mahallede bulunan herkesin kendi içinde yer alan pis dünyadan yansıdığını gözlerimize sokuyorlar. Ahlak bekçiliği yapar imiş gibi görünen kimselerin en ahlaksız şeyler yaptığını da görüyoruz.
Hiç değişmemiş değil mi? Bu kitap 1877 yılında basılmış fakat o günden bugüne kadar hala değişmeyen toplumsal kuralları ve “ahlaksızların ahlakını” görüyoruz. Ne var ki bu düzen böyle gelmiş böyle gider ya da elbette bir gün insanların kırılma noktaları olacak... Bu ikilemlerin cevabını almak istiyor iseniz kitabı muhakkak okumalısınız!



YORUMLAR

  • 0 Yorum