Hayatının kalitesini artırmak istiyorsan konfor alanından çık ve bu 4 alışkanlığı mutlaka edin!

Hayatın kalitesini artırmak ve yaşam standardını yükseltmek için neler yapabiliriz? Konfor alanında çıkarak bu 4 tavsiyeyi hayatına uyarla. Hayatı daha yaşanabilir bir yer yapmak bizim elimizde. Motivasyon ve kişisel gelişim yazıları ile hayatına anlam kat. Kendini keşfet.

Hayatının kalitesini artırmak istiyorsan konfor alanından çık ve bu 4 alışkanlığı mutlaka edin!
16 Ağustos 2020 - 14:22 - Güncelleme: 16 Ağustos 2020 - 14:38

Her sabah yataktan kalkıyorsun ve hazırlanmış kahvaltı masasına oturuyorsun. Ya da sorumlulukların gereği kendin hazırlıyorsun. Tamam belki bu kadar işler yolunda da olmayabilir: Kahvaltı yapacak zamanın bile yok ve yoğun iş temposundan dolayı gömleğini yolda ilikliyorsun. 

Tüm gün çalışıyorsun, ve genelde çalıştığın ortamda seni anlayacak, ufak gülümsemen ile mutlu olacak kimsen yok. Hiçbir paylaşımda bulunmadan ve gayet asık suratınla tekrar evine geliyorsun. Kendine ayırdığın 1- 2 saati televizyonun karşısında geçirip hemen uykuya dalıyorsun. 

HAYATIN KALİTESİNİ ARTIRAN ŞEY UMUT VE HEDEFLERDİR

Neden uyudun? Nasıl bir güne uyanacaksın ki, nasıl bir duygu ile o yatağa giriyorsun? Ne yazık ki yalnız değilsin. Senin gibi olan o kadar çok insan var ki. Hatta sana bir sır verelim çoğumuz bu şekildeyiz. Hayatın daha iyi olması için her gün binlerce temenni de bulunup, gördüğümüz fotoğraftakilere özenip ve yine kendimiz için hiçbir şey yapmadan o uykuya umutsuzca dalıyoruz. 

YAŞAM STANDARDINI YÜKSELTMEK İÇİN BU TAVSİYELERE KULAK VER

Oysa hayatı daha yaşanır bir yer haline getirmek ve her gün daha iyiye gidebilmek için bir şeyler yapabilmek yalnızca senin elinde. Öncelikle mucizelere tanık olacak o eline güzel bir kalem ve kağıt alıyorsun. Ardından şu basit tavsiyelere kulak veriyorsun. Unutma, sen ayağa kalkmadığın sürece ve kendin için bir şeyler yapmayı hedeflemediğin sürece hayıflandığın bu hayatın en iyi ihtimalle bu şekilde sona erecek. Diğer ihtimali üzülmemen için burada sana bugün söylemeyeceğiz bile.


1. Her gün için ufak da olsa birkaç hedefin olsun. Böylece gereksiz ve çöp olan şeylere odaklanmadan doğru yerlere zihnini yönlendirebilirsin. Zaman kaybetmeden kendin için ve sevdiklerin için birçok şey yapabilirsin. Ha bu arada bugün için hiçbir hedefin yok mu? Öyleyse ilk hedefin bizden gelsin:

Bugün sevdiğin birisi için güzel bir hediye al ve ona akşam yemeğinde küçük bir sürpriz yap. Ardından onun gözlerindeki mutluluğu ve şaşırmayı izle.

2. Her gün en az 15 dakika o kitabı lütfen oku. Okumak yalnızca entelektüel bir eylem değildir. Yaşam standardını yükseltmek istiyorsan okumak senin için mecburi bir eylemdir. Hatta diyebiliriz ki ekmek yemekten daha önemli; su içmekten biraz az önemsizdir. Hayal gücünü genişletmediğin sürece yapabileceklerini asla keşfedemeyeceksin.

3. İlham kaynağın seni daha geriye çekecek olan insanlar olmasın. Çevre baskısı dediğimiz olayın ardında daha tehlikeli bir durum var. Merak etmesen de bunu sana söyleyeceğiz. Bazı insanlar ne yazık ki iyi şeyler olmasını istemezler. Çünkü kendileri yapmaya niyetli değildir ve senin yapman o kişiyi kıskançlığı ya da herhangi kötü duyguları nedeniyle senin yaptığın işi yapmaya zorlayacaktır. Kendisi konfor alanından çıkmak zorunda kalacak ve seninle yarışmaya başlayacaktır. Oysa siz yerinizde saydığınız müddetçe bu tarz manevralara gerek kalmayacaktır. Ne güzel körkütük yaşanıp gidilecektir. Lütfen senin enerjini sömüren ve iyi olmanı kabullenemeyen insanlardan uzak dur. İlham kaynağını cesur ve başarılı insanlardan seç. Etrafını iyi kalpli ve güçlü insanlarla ör.


4. Her ne hata yapmış olursan ol artık kendinle barış ve lütfen kendine şans ver. Günümüzde insanların giderek mutsuz olmasının temelinde kendilerine inanmamaları ve bir türlü kendilerini sevmemeleri nedeninin yattığını elbette biliyorsun. Çünkü sen de böylesin. Sanki hata yapmak insana mahsus değilmiş gibi yapmış olduğun büyük ya da küçük hataları bir türlü unutmuyorsun. Hem kendine hem çevrene zarar veriyorsun. Çünkü seni böyle gören sevdiklerin, senin için kahrolurken bu hissiyatın kendi bedenini de yıpratıyor ve giderek seni umutsuz bir hale getiriyor. Bunu artık yapma. Kendinle barış ve kendine bir şans daha ver. Her şey mükemmel olmasa da şu an içinde bulunduğun durumdan çok daha iyi yerlere geleceğinden emin olabilirsin.


YORUMLAR

  • 0 Yorum