İngiliz edebiyatının distopik eseri; Otomatik Portakal kitabının özeti

Anthony Burgess'in rahatsızlığını öğrenmesi üzerine ölümünden sonra eşinin rahat bir yaşam sürmesini istediği için yazmaya başladığı Otomatik Portakal kitabının konusu nedir? İşte Otomatik Portakal kitabı hakkında detaylar ve kitabın özeti...

İngiliz edebiyatının distopik eseri; Otomatik Portakal kitabının özeti
Editör: Senem Kara
26 Nisan 2021 - 06:00

OTOMATİK PORTAKAL KİTABI HAKKINDA 

Yazar Anthony Burgess tarafından kaleme alınan 2008 yılında okuyucu ile buluşan Otomatik Portakal kitabı Alex isimli 15 yaşındaki bir çocuğun ergenliğinden yetişkinliğine kadar uzanan dönemde yaşadıklarını, bozulan ahlaki yapıyı ve yozlaşan toplum değerlerini sert bir biçimde anlatan distopik bir eser olarak bilinmektedir. 

OTOMATİK PORTAKAL KONUSU 

Stanley Kubrick'in filme uyarlaması ile birlikte daha da ünlenen Otomatik Portakal kitabı nefret duygusunu barındırması sebebi ile sıradan bir İngiliz Edebiyatı distopyası olarak dikkat çekmektedir. 
Otomatik Portakal konusunda yazar Anthony Burgess Alex ve çetesinin yaşamış oldukları kötü dünyada hüküm sürmekte olan baskıcı yönetime karşı direnişlerini anlatmaktadır. 
15 yaşındaki Alex'in hayatından bakarak ilgisiz aile kavramını ve günümüzdeki toplum yapısını eleştiren kitap bu eleştiriyi ise olabildiğince sert bir mizaç ile yapmaktadır. 
İnsanların ahlaki açıdan yozlaşmış olduğu ve gerçek değerlerinden sapmış olan toplumu konu edinen kitap iletişim eksikliğine de değinmektedir. 

OTOMATİK PORTAKAL ÖZET

Kitabın ana karakteri Alex birbirinden farklı iki hayat yaşamakta gibidir. Gündüzleri gayet normal bir insan olarak okula giden Alex geceleri ise içinde barındırdığı şiddete meyilli ruhu sonucu çeşitli suçlara karışmaktadır. 
Alex bir gün bir barda sütlü uyuşturucusunu içerken çete üyelerinden biri olan Dim ile tartışmıştır ve bu tartışma sonucunda çetenin diğer üyeleri Alex'in suçlu olduğu düşünmüşlerdir. 
Bu olayın ardından ise Alex'in çete içerisindeki itibarı ve otoritesi azalmıştır kendisi de bu durumun farkındadır. Ancak bir gün çete üyelerinden olan Pete'nin ortaya atmış olduğu fikir ile bu itibarı geri kazanma şansı doğmuştur. 
Pete'nin fikrine göre kedileri ile yaşamakta olan yaşlı bir kadının evine girip içerideki kıymetli eşyaları çalacaklardır ve çaldıkları eşyaları karaborsada satarak zengin olacaktır. 
Kabul edilen fikir sonrasında yaşlı kadını etkisiz hale getirme görevi Alex'e düşmüştür ve Alex pencereden kadının evine doğru süzülmüştür. 
Ancak yaşlı kadın bu gibi durumlara hazırlıklıdır ve onu etkisiz hale getirmek sanıldığı kadar kolay değildir. Ancak kadının kendilerinin de olaya dahil olmasıyla paniğe kapılan Alex kadını bir vazo ile hemen öldürmüştür. Fakat yaşlı kadının daha önceden çağırmış olduğu polisler eve gelerek Alex'i yakalamışlardır. 
Bu olayın üzerine ise çete üyeleri bütün bu planın Alex'e ait olduğunu söyleyerek onun tutulanmasına ve on dört yıl hapis cezası almasına neden olmuşlardır. 
Diğer yandan hapishane hayatının üçüncü yılında Alex'in koğuşunda ölü bir mahkum bulunmuştur ve bu suçta yine Alex'in üzerine atılmıştır. 
Bu iftiranın ardından ise Alex, suçluları yeniden topluma kazandırma projesi olan Ludavico adlı bir laboratuvara gönderilmiştir. Burada çeşitli işkencelere maruz bırakılan Alex'in aklına gelen kötü düşünceler sonucunda kıvranması ve acı çekmesi sağlanmıştır. 
Bu işkence yöntemleri ile ruhunun temizlediği düşünülen Alex'in daha sonra özgürlüğüne kavuşması sağlanmıştır. Artık Alex, kötü biri olmaktan uzaklaşmış ve insanlara sebepsiz yere iyilikler yapan biri haline gelmiştir. Ayrıca bu olaylardan sonra büyüdüğünü fark etmiştir ve geleceğini düşünmeye başlamıştır. 



YORUMLAR

  • 0 Yorum