Kanuni Sultan Süleyman kimdir? Büyük Türk'ün unutulmaz hayat hikayesi

Osmanlı Devleti’nde en uzun süre tahtta oturmuş olan ve gelmiş geçmiş en büyük padişahlardan birisi olan kabul edilen Kanuni Sultan Süleyman 7 Eylül 1566 tarihinde Zigetvar Kalesi’nin önlerinde hayata gözlerini yumdu.

Kanuni Sultan Süleyman kimdir? Büyük Türk'ün unutulmaz hayat hikayesi
01 Kasım 2020 - 22:08

Babası 9.Osmanlı Sultanı Yavuz Sultan Selim ve annesi Hafta Sultan olan Kanuni, 6 Kasım 14494 tarihinde Trabzon’da doğdu. Seyyid Lokman’ın Hünername isimli eserine göre ismini doğduğu zaman Kuran'dan açılan sayfada geçen Hazret-i Süleyman’dan esinlenilerek verildi. 

Sultan Süleyman, adından çok Kanuni unvanı ile anılıyor olsa da bu sıfat kendisine ilk olarak 18.yüzyılda verildi. Dönemin Batılı yazarları Süleyman’ı “Muhteşem Süleyman” ya da “Büyük Türk” gibi lakaplar ile anıyorlar idi. Aynı zamanda Fetret döneminde Osmanlı tahtına oturmuş olan Çelebi Süleyman’dan dolayı kendisine 2.Süleyman da denilmiştir.

Kanuni’nin çocukluk dönemleri babasının yönettiği Trabzon kentinde geçmiştir. Evliya Çelebi’nin belirttiğine göre henüz Trabzon'da iken süt kardeşi Beşiktaşlı Yahya Efendi ile birlikte bir Rum kuyumcudan kuyumculuk sanatını öğrenmiştir. Sultan Beyazıt, 1509 senesinde Süleyman’a babası Yavuzun ısrarı ile Kefe sancağını vermiş ve babasını tahta geçmesi ile birlikte 1513 tarihinde tek taht varisi olarak Manisa’ya gönderilmiştir.

Babasının ölümünden sonra ise 30 Eylül 1520 tarihinde İstanbul’a gelerek tahta oturan Süleyman, batıya karşı savaş siyasetini canlandırır iken iki ana amacı ön plana almıştır. Bu amaçlardan ilki Orta Avrupa'nın kilit konumunda bulunan Belgrad ile Akdeniz hakimiyeti açısından son derece önemli bir mevki olan Rodos'tur. Bu iki harekât sonrasında sonuncu seferini Viyana’ya karşı düzenleyen padişah batıda oldukça büyük zaferler kazanmıştır.

MUHTEŞEM SÜLEYMAN

İlk siyasi faaliyetlerinde Fatih’in izinden giden Süleyman, 30 Ağustos 1521 tarihinde Belgrad’ı bunun ardından ise Rodos’u fethetti. 29 Ağustos 1526 tarihinde ise Mohaç ovasında Macarları oldukça kısa bir süre içerisinde yendi ve Macaristan'ın kralı savaş meydanında hayatını kaybetti. Bu durum ise Macar Krallığı’nın sonunu getirdi ve bu aşamadan sonra Kanuni, Budin’e hareket etti.

11 Eylül tarihinde hiçbir direniş ile karşılaşmadan şehre giren Süleyman, 1529 tarihinde 17 gün süren 1.Viyana kuşatmasını kötü giden hava şartları nedeni ile kaldırarak payitahta geri döndü.

Akdeniz bölgesinde Osmanlı’nın gücünü arttırabilmek amacı ile 1532 senesinde Barbaros lakaplı Hızır Hayreddin Reis’i Donanma-yı Hümayunun başına getiren Süleyman, 1534 senesinde devlete sürekli sıkıntı çıkaran ve iç karışıklıkları destekleyen Safevi hanedanına karşı Irakeyn Seferi diye bilinen askeri operasyonu başlattı.

Sefer süresinde meydana gelen başarısızlıklar ve ailesinin içerisindeki karışıklıklar nedeni ile en yakın arkadaşı olarak bilinen Pargalı İbrahim Paşa’yı 15 Mart 1536 tarihinde Saray içerisinde ani bir şekilde dam ettirdi. 1538 tarihinde ise Hadım Süleyman Paşa’ya Süveyş bölgesinde bulunan bir donanma ile Portekizlilere karşı Hindistan bölgesindeki küçük Müslüman prensliklere yardım için sefer emri veren Süleyman, aynı yıl içerisinde kazanılan Preveze Deniz Zaferi sonucunda denizlerde Osmanlı hakimiyetini sağladı.

ŞEHZADE MUSTAFA’NIN ÖLÜMÜ

Kanuni Sultan Süleyman’ın hayatında meydana gelen en önemli dönüm noktalarından birisi büyük oğlu Mustafa’nın idam edilmesi olmuştur. Doğu seferi sırasında 4 Ekim 1553 tarihinde Kona Ereğlisi bölgesinde babasının huzuruna çıkabilmek için otağa giren Şehzade Mustafa, dilsiz cellatlar tarafından idam edildi. Oğlunun ölümüne şahit olan Kanuni, zaman içerisinde bu duruma oldukça pişman oldu ve çok üzüldü. Yine aynı dönemde Taşlıcalı Yahya gibi bazı isimler tarafından ağır kelimeler kullanılarak taşlanmasına rağmen hiçbir karşılık vermedi. Çocukluk arkadaşı ve süt kardeşi olan Beşiktaşlı Yahya Efendi bu olaydan dolayı padişah ile olan bütün ilişkisini kestiği kaynaklarda belirtiliyor.

ZİGETVAR SEFERİ

Kanuni 1565 senesinde Malta yenilgisinden dolayı oldukça kötü günler geçiren Osmanlı İmparatorluğu'nun batı dünyasındaki kötü imajını silebilmek için yeni bir sefer hazırlığı yaptı. Bu sefer amacı ile Zigetvar Kalesi’ni kuşatan Kanuni’nin otağı da bölgeye hâkim bir yere kuruldu. Ömrünün son 15 senesini tedavisi o dönem için mümkün olmayan nikris hastalığı le geçmesine rağmen Kanuni, 7 Eylül 1566 tarihinde kalenin fethedilmesini göremeden hayata gözlerini yumdu. Kuşatma sürdüğü esnada iç organlar çıkarılan padişahın ölümü askerden gizlenildi ve yeni sultan İkinci Selim’in Belgrad’a gelene kadar geçen 42 günlük süre içerisinde padişah sanki yaşıyor imiş gibi davranıldı.
Padişah, 23 Kasım tarihinde Şeyhülislam Ebusuud Efendi tarafından kıldırılan cenaze namazından sonra Süleymaniye Camii’nde bulunan türbesine defnedildi.

 



YORUMLAR

  • 1 Yorum