Kızıl Elma neresi? Türklerin erişilmez hedefi ve günümüzde anlamı

Her devletin kendine göre bir hedefi vardır. Türklerin de sürekli değişen hedeflerine genel verdiği isim ise Kızıl elma olarak adlandırılır. Peki kızılelma nedir? Kızıl elma neresidir. Osmanlı zamanında Kızılelma terimi kullanılıyor muydu? Günümüzde kızıl elma neresi? Gibi soruların cevapları yazımızın detaylarında.

Kızıl Elma neresi? Türklerin erişilmez hedefi ve günümüzde anlamı
25 Kasım 2020 - 08:58

İnsan, "Dünyada hayal ettiği müddetçe yaşarmış. Bizce bu hayal bir Kızılelma” olmak gerektir. Çünkü dünya var olalıdan bu yana büyük hayaller kuramayan kişiler gibi, büyük rüyalar göremeyen milletler de sıra dışı olamadan ömürlerini tamamlamışlar, kaybolup gitmişlerdir. Bu açıdan bakıldığında Türk milletinin ebedi hayali olan Kızılelma'yı, "Türkün cihan hakimiyeti ülküsü" olarak değerlendirmek mümkündür.

Kızılelma, bir semboldür ve çağlara göre kılık değiştirir. Osmanlı’nın Kızılelma’sı, önceleri İstanbul iken daha sonra sırasıyla Roma ve Viyana bu ideale esas teşkil etmiştir. Fatih İstanbul’u alınca Roma yeni bir Kızılelma olarak şekillenmiş, Gedik Ahmet Paşa'nın Otranto kuşatmasından sonra bu ideale de ulaşılmıştır. Roma’daki St. Pierre kilisesinin -ki Hristiyanlık aleminin merkezidir- kubbesi kızıl bakırdan olduğu için bu benzetme pek yerinde idi.

OSMANLI ZAMANINDA KIZIL ELMA NERESİYDİ?

Yahya Kemal, Gedik Ahmet Paşa'ya gazelinde, "Çıktı Otranto'ya pür-velvele Ahmet Paşa / Tuğlar varsa gerektir Kızılelma'ya kadar" derken belki de bu benzetme dolayısıyla Kızılelma’yı Otranto ile tefsir etmiştir. Kanuni’nin en önemli Kızılelması Beç (Viyana)dır.

Nitekim cihan hükümdarı Muhteşem Süleyman İçin bu ideale ulaşmak pek zor olmamıştır. Asırlar geçer ve geç dönemlere kadar kızıl elmalar Türk zihninde daima değişerek yaşarlar. Nihayet Ziya Gökalp’te Pantürkizm ideal bir Kızıl elma ile tefsir edilir. Bütün bunlardan anlaşılan o ki, Kızılelma bir hedefin ulaşamadan önceki sembolüdür. Devletin ilgi alanına giren en uzak ve en son coğrafi noktanın Kızılelma olması herhalde büyük bir ülkünün müteharrik kaynağını oluşturup halkın ve özellikle cihangirler ile askerlerinin zafer özlemlerini kamçılıyordu.

GÜNÜMÜZDE KIZIL ELMA NERESİ?

Evliya Çelebi Budin’de bir Kızılelma Sarayı'ndan, Estergon’da da bir Kızılelma Camii'nden bahseder. Demek ki Kızılelma tarih boyunca mücerred fikirden müşahhas objeye dönüşebilecek kadar Türk vicdanında yer edinen bir bayrak isim oldu. Yeniçerilerin ağızlarından düşürmedikleri bu kızılelma, nice ulvi aşkların vuslatı, nice saltanat merkezlerinin fethi ve nice ihtişamlı gelişmelerin tahakkuku, velhasıl nice düşlerin hayra yorumlanmış tabiriydi.

Şimdi fert ve millet olarak kendimize sormak gerekir: Bugün birer; Kızılelma'mız var mı? Varsa eğer, o Kızılelma bizler maalesef Kızıl elmamızı kaybetmiş nesiller miyiz? Şu sözü Samiha Ayverdi söylüyor: “Bugün Kızılelma'ya kılıçla ulaşmanın artık muhal olduğu bir  devirde yaşadığımıza göre, Müslüman – Türk’ün kılıçla değil irfanla satın alınmış İlayı Kelimetullah gibi yüceden yüce bir gayenin eteğine yapışmadan, Türk milletinin hem kendisine hem de dünyaya ışık saçması düşünülemez.


YORUMLAR

  • 0 Yorum