Reşat Nuri Güntekin'den Akşam Güneşi; az bilinen eserin özeti nedir?

Reşat Nuri Güntekin tarafından yazılan Akşam Güneşi romanı hakkında detaylar... Ticari amaçla yazıldığı bilinen Akşam Güneşi'nin konusu ve özeti nedir? Detaylar haberimizde...

Reşat Nuri Güntekin'den Akşam Güneşi; az bilinen eserin özeti nedir?
Editör: Senem Kara
14 Haziran 2021 - 06:00

AKŞAM GÜNEŞİ ROMANI HAKKINDA

Türk edebiyatının önemli isimlerinden biri olan Reşat Nuri Güntekin’in 1926 yılında kaleme almış olduğu Akşam Güneşi adlı roman ilk kez 1928 yılında kitap haline getirilerek okuyucuya sunulmuştur.
Çapkın bir askerin başından geçen aşk maceralarına değinilen Akşam Güneşi eserinde aşk konusunun ağırlıkta olduğu görülmektedir.
Türkiye’nin istiklal mücadelesinden çıktığı dönemleri de anlatan bu eserin ülkedeki problemlere değindiği anlaşılmaktadır. 
Ayrıca romanın 1966 yılında beyaz perdeye aktarıldığı başrollerinde ise İzzet Günay ve Türkan Şoray’a yer verildiği görülmektedir.

AKŞAM GÜNEŞİ ROMAN ÖZETİ

Akşam Güneşi roman kahramanı Nazmi henüz küçük bir yaşta iken annesini kaybetmiştir. Annesini kaybetmenin üzüntüsü ile iyiden iyiye huysuz bir çocuk olan Nazmi’nin babası da hasta ve yaşlı bir adamdır.
Bu sebeple Nazmi’nin babası onu sekiz yaşlarında iken amcasının yanına İstanbul’a göndermiştir. Yaklaşık iki yıl sonra babasının da ölmesi üzerine Nazmi’nin bütün sorumluluğu amcasına kalmıştır ancak yaramaz olan bu çocuk sürekli olarak amcasının başına bela olmaktadır.
Nazmi’nin iyi bir eğitim alması için sık sık Nazmi’ye hangi mesleği yapmak istediğini soran amca Nazmi’den her gün farklı cevaplar almaktadır.
Ancak en sonunda bu yaramaz çocuk asker olmak istediğine karar vermiştir amcası ise bir hayli şımarık olan Nazmi’nin askeri okula gitmesine karşı çıkmıştır.
Karşı çıkmalara aldırmayan Nazmi Harbiye’de eğitim almaya başlamıştır ancak amcasının korktuğu başına gelmiştir ve tam okuldan atılacakken amcasının sayesinde kurmay subay olarak mezun olmuştur.
Subay olarak mezun olan Nazmi kendini eğlenceye adamıştır kızlarla vakit geçirmeye başlamıştır. Fakat yine amcası sayesinde Fransa’da bulunan bir askeri akademiye gitmiştir.
Burada da günlerini eğlence ile geçiren Nazmi amcasının maddi desteğini de alarak hayatını yaşamaya devam etmektedir. Fransa’dan döndükten sonra ise Çamlıca’da bulunan köşkte kalmaya devam etmiştir.
Ancak Nazmi’nin bir gün Şam’a tayini çıkmıştır. Burada da uslu durmayan ve adı sürekli aşk dedikodularına karışan Nazmi Kudüs’e Kudüs’ten Aka’ya en sonunda da Aka’dan Manastır’a tayin edilmiştir.
Fransa’ya görevlendirilmesi çıkan Nazmi gitmeden önce gerçekleşen bazı olaylardan dolayı hem amcasına bakmaya hem de amcasının kızı  Şükran’a ev işlerinde yardım etmeye başlamıştır.
Fransa’ya giderken trende arkadaşı ile karşılaşan Nazmi arkadaşının götürmüş olduğu bir yerde Kaymakam Nusret Bey’den bir propaganda görevi almıştır ancak Nazmi daha sonra bu görevi aldığı için fazlasıyla pişman olmuştur.
Daha sonra bir çatışma sırasında yaralanan Nazmi arkadaşı İbrahim tarafından Üsküp’te bir hastaneye kaldırılmıştır. Hastanede tedavi gören Nazmi’nin refakatçisi olan Şükran Nazmi taburcu olana kadar yanında kalmaya devam etmiştir.
Taburcu olmasının ardından askerlik mesleğine geri dönemeyeceğini anlayan Nazmi emekli olmuştur. Amcasının evine gelmiştir daha sonra ise Şükranla birlikte Midilli Adası’nda yer alan çiftliğe yerleşmişlerdir.
Burada evlenmeye karar veren Şükran ve Nazmi yeni evlerinde güzel bir hayat sürdürmeye başlamışlardır. Diğer yandan diğer amca kızı olan Jülide Avrupa’da gördüğü eğitimini tamamlayarak Şükran ve Nazmi’nin yanına yerleşmiştir.
Nazmi ile sık sık tartışan hatta çoğu zaman birbirleri ile konuşmayan bu ikiliden Jülide aslında içten içe Nazmi’ye aşıktır. 
Ancak Jülide daha sonra hayatına giren İhsan ile evlenerek Bakü’ye gitmiştir. Nazmi ise ağırlaşan hastalığı nedeni ile bir süre sonra vefat etmiştir.

AKŞAM GÜNEŞİ ROMANI KARAKTERLERİ

NAZMİ: Gençliğini yaşamaktan geri durmayan, eğlenceyi seven ve her tanıştığı kadın ile aşk yaşamaya çalışan Nazmi, geçirmiş olduğu hastalık sebebi ile eskisi kadar hareketli biri değildir ancak eski yaşantısına özlem duymaktadır.
ŞÜKRAN: Nazmi’nin amcasının kızı olan Şükran, sevecen ve güzel bir kızdır. Küçük yaşından beri Nazmi’yi seven bu kız Nazmi’nin çapkınlıklarına ve ihanetlerine rağmen onu beklemekten vazgeçmemiştir.
JÜLİDE: Nazmi’nin bir diğer amca kızı olan Jülide Avrupa tarzı eğitim görmüş kültürlü bir kızdır. Eğitiminin ardından Nazmi ve Şükran ile birlikte yaşamaya başlayan Jülide için için Nazmi’ye aşıktır. Ancak bir süre sonra evlenerek farklı bir ülkeye yaşamaya gitmiştir.
AMCA: Önce yengesinin daha sonra ağabeyinin ölümü üzerine yeğeni olan Nazmi’ye sahip çıkan amca karakteri Nazmi’nin iyi bir eğitim alması için büyük çaba göstermektedir aynı zamanda maddi ve manevi olarak destek olmaktadır.



YORUMLAR

  • 0 Yorum