TRT Sanat Ödülü'ne sahip bir eser; Abbas Sayar'ın kaleme almış olduğu Yılkı Atı eserinin özeti

Abbas Sayar'ın en çok sevilen ve okunan eseri olan Yılkı Atı hakkında detaylar... Bir atın yaşamış olduğu zorluklara değinen Yılkı Atı romanın özeti nedir? İşte detaylar...

TRT Sanat Ödülü'ne sahip bir eser; Abbas Sayar'ın kaleme almış olduğu Yılkı Atı eserinin özeti
Editör: Senem Kara
13 Haziran 2021 - 17:15

YILKI ATI ROMANI HAKKINDA

Yılkı Atı Abbas Sayar tarafından yazılmış bir eserdir. Köy konulu bir eser olan Yılkı Atı yazarın en çok sevilen eserlerinden biri olarak bilinmektedir.
Ayrıca yazara ait olan bu eser ilk kez 1970 yılında yayınlanmıştır. Hayvanların hayatına değinilen bu eser yine yayınlanmış olduğu 1970 yılında TRT Sanat Ödülleri Yarışması’nda başarı ödülüne layık görülmüştür.
Hayvanların yanı sıra Anadolu’da yer alan köy halkının haline ve çaresizliklerine de değinen yazar vermiş olduğu mesajlar ile Türk edebiyatının önemli eserleri arasına girmeyi başarmıştır. 

YILKI ATI KONUSU

Yılkı Atı romanı yılkıya bırakılma vakti gelen Dorukısrak isimli bir atın yavrusundan ayrı kalmasını ve yaşamış olduğu duygusal ve fiziksel zorluklarla mücadelesini anlatmaktadır.

YILKI ATI ÖZET

İbrahim isimli bir köylü Anadolu’da yer alan fakir köylerden birinde yaşamaktadır. Köye kış mevsiminin sert bir şekilde gelmesiyle birlikte İbrahim bu yıl kışı nasıl geçireceğini düşünmektedir.
Bu yıl elde edilen mahsulün ve samanın zar zor yeteceğini düşünen İbrahim’in bir taraftan da aklında Dorukısrak isimli atı yer almaktadır.
Diğer yandan çeşitli hayaller kurarak eve gelen İbrahim oğlu Mustafa’ya Dorukısrak’ı dağlara sürmesini söylemiştir çünkü bu atın artık yılkı atına bırakılma vakti gelmiştir.
Mustafa ise babasının sözü üzerine yanına kardeşi Hasan’ı da alarak Dorukısrak’ı dağa sürmüştür. Bir taş yardımıyla atı korkutan çocuklar aynı zamanda onu kovalayarak uzaklaştırmaya çalışmışlardır.
Çocukların gidişi üzerine Dorukısrak ise hem yavrusundan hem de yuvasından uzak kaldığı için üzülmeye başlamıştır. Gecenin gelmesiyle köyüne giden at her ne kadar ahırının kapısını açmaya çalışsa da kapıyı bir türlü açamamıştır. 
Ertesi gün yeniden ahırın kapısına gelen Dorukısrak başarılı olamadığı için gündüzleri bir şekilde sürüye katılıp tayını sevmeye gitmektedir ancak akşam olunca evin çocukları tarafından yine taşlarla kovalanmaktadır.
Ancak bir gün İbrahim sürekli eve gelen Dorukısrak’ı feci bir şekilde dövmüştür. Sağlıklı olduğu günlerde sahibine yarışlar kazandıran, işlerini gören bu atı artık işe yaramadığı gerekçesiyle istememektedir.
Daha sonra İbrahim’in isteği üzerine Tombak Emmi isimli bir adam Dorukısrak’ı Kaşifinoğlu isimli bir köylüye vermiştir. Bu adam da Dorukısrak’ı uzak bir yere bırakmayı denemiştir ancak yaşlı at bir şekilde ahırını bulmayı başarmıştır. Dorukısrak ise artık bu durumdan yorgun düşmüştür ve köyüne son bir kez geldikten sonra orayı terk etmiştir.
Dorıkısrak artık yalnız kalmış bir attır aç olmasına rağmen yiyecek ot bile bulamamaktadır. Ancak bir gün aynı kendisi gibi yılkıya bırakılmış bir at olan Çilkır ile karşılaşmıştır. 
Dorukısrak Çilkır ile birlikte güneye doğru gitmiştir ve gittikleri yerde yılkıya bırakılmış olan birkaç at daha bulunmaktadır. Burada yeni bir hayata başlayan Dorukısrak yalnızca tayını çok özlemektedir.
Yılkıya bırakılan atlar kış mevsiminin gelmesi ve karın bastırması ile birlikte kurtların saldırısına uğramışlardır fakat bu saldırıdan onları Aygır isimli at kurtarmıştır.
Köyde ise işler değişmiştir ve İbrahim her yerde Dorukısrak’ı aramaktadır ancak arasa da onu bir türlü bulamamaktadır.
Bahar ayının gelmesiyle tek başına Dorukısrak’ı aramaya ovaya inmiştir. Burada Dorukısrak’ı bulmuştur. İbrahim Dorukısrak’ın geleceğini düşünerek tayı annesinin yanına gödermiştir ancak işler İbrahim’in istediği gibi gelişmemiştir ve Dorukısrak ile tay İbrahim’den kaçarak gözden kaybolmuştur.


 


YORUMLAR

  • 0 Yorum