Türk Edebiyatı'nın çok okunan romanlarından biri; Orhan Kemal imzalı "Cemile" romanının özeti ve incelemesi

Cemile, Orhan Kemal’in yazmış olduğu “Küçük Adam’ın Romanı” adlı üçlemenin sonuncusudur. Kemal’in eserlerinin çoğunda görülen “işçi hayatı” burada da görülmektedir. Orhan Kemal Cemile roman özeti ve konusu nedir?

Türk Edebiyatı'nın çok okunan romanlarından biri; Orhan Kemal imzalı "Cemile" romanının özeti ve incelemesi
Editör: Özden Özmen
08 Mayıs 2021 - 22:00 - Güncelleme: 15 Mayıs 2021 - 14:14
Birincisi Baba Evi ikincisi Avare Yıllar olan Küçük Adam Romanı üçlemesinin sonuncusu Cemile isimli romanda, şehre göçmüş olan insanların geçim sıkıntısı ve Orhan Kemal’in gençlik ve evlilik yıllarından etkiler görülmektedir.

ORHAN KEMAL CEMİLE ROMANI HAKKINDA

Hem anı hem de otobiyografik eser özelliği taşıyan Cemile, Orhan Kemal’in gençlik ve evlilik yıllarının bir kısmının anlatıldığı, dönemin sosyal, ekonomik ve siyasi durumuna da ayna tutar. Yazarın kendi hayatından da izler taşıdığı için karakterler çok gerçekçidir.
Sade bir dille yazılan eserdeki karakterler yerel ağızla kaleme alınmıştır. Orhan Kemal’in işçi olarak çalıştığı çırçır fabrikası ve fabrika hayatının da anlatıldığı Cemile romanındaki karakterler, bütün kötü olaylara rağmen ümidini ve yaşama heyecanını kaybetmezler.

CEMİLE ROMANININ KONUSU

1930’lu yıllarda geçen romanda, fabrikada işçi olarak çalışan Cemile ile aynı fabrikada katiplik yapan Necati isimli iki gencin aşkı ve birbirlerine kavuşmak için verdiği mücadele konu edilmektedir. Deveci Çopur Halil de Cemile ile evlenmek istemektedir. Ancak Cemile bunu kabul etmediği için Deveci Çopur Halil ve adamları ile mücadele etmek zorunda kalırlar.

ORHAN KEMAL CEMİLE ROMANIN ÖZETİ

Boşnak kızı Cemile, Kadir Ağa’nın fabrikasında işçi olarak çalışmaktadır. Deveci Çopur Halil ise fabrikalara develerle dokuma malzemesi taşıyan varlıklı birisidir. Çopur Halil’in malzeme taşıdığı dokuma fabrikalarından biri de Kadir Ağa’nın fabrikasıdır.
Halil, Cemile ile evlenmek istemektedir. Ancak, Cemile’nin gönlü, aynı fabrikada katiplik yapan Necati isimli gençtedir. Halil, katip maaşıyla geçinmenin zor olduğunu, kendisi ile evlenirse kolunu bileziklerle, boynunu altınlarla dolduracağını söyleyerek Cemile’yi ikna etmeye çalışır. Ancak Cemile bunları reddederek sadece sevdiği ile beraber olmak istediğini söyler.
Halil’in fabrikada çalışan biriyle kendisine haber göndermesinden rahatsızlık duyan Cemile, kendisini meşgul etmemesini aksi takdirde onu fabrika sahibine şikayet edeceğini söyler.

Kadir Ağa’nın diğer ortağı Numan Şerif Bey, fabrikaya yönetici olarak İtalyan bir mühendisi getirmiştir. Ne ustabaşı ne de Kadir Ağa Mühendis Sinyor’dan ve onun tarafından yönetilmekten hiç de hoşnut değildir. Kadir Ağa, fabrikanın tek sahibi olmak isterken, ustabaşı da Mühendis Sinyor Orlando’yu fabrikadan attırabilmek için plan yapmaktadır.
Kadir Ağa fabrikada her gün olduğu gibi işleri kontrole çıkmıştır. Kadir Ağa işçilere işlerden ve fabrika ortamından memnun olup olmadıklarını sorarak ilerlemektedir. Tam Cemile’ye soracakken Ustabaşı, Cemile’yi görmeye gelen Katip Necati’yi görür. Katibin buraya kızlarla sohbet etmeye geldiğini söyleyerek ağaya Necati’yi şikayet eder.

Necati de Kadir Ağa’yı karşısında görünce bir anda şaşırıp kekelemeye başlar ve Mühendis Sinyor’u görmeye geldiğini söyler. Ustabaş, Mühendis Sinyor’un bu saatte fabrikada olmadığını söyleyince Kadir Ağa katibi azarlayarak gönderir. Sevdiği adamın bu şekilde oradan ayrılmasına üzülen Cemile, Kadir Ağa’ya ters cevaplar verir.
Cemile’nin abisi ile sürekli tartıştığını gören babaları ihtiyar Malik, bir gün bu dünyadan göçüp gideceğini ve kendisinin abisi ile kalacağını, o yüzden ona saygısızlık etmemesi gerektiğini söyler. Kısa bir zaman sonra Karagöl’e gidip orada tarlada çalışarak evlatlarıyla vakit geçireceğini anlatır.
Bir süre sonra Cemile’nin yanına gelen İzzet Usta, Katip Necati’nin anneannesini gönderip kendisini isteyeceğini ve bu işin daha fazla uzamaması gerektiğini söyler. Bir gün sonra Sadri ve kardeşi Cemile kahvaltılarını yaptıktan sonra fabrikaya gitmek için Musa’nın avlusundaki sofanın önüne giderler.
Fabrikaya gidecek olan diğer işçiler de avluların önüne çıkmışlardır. Bu esnada ıslık sesleri duyulur ve bir araç gelir. Aracın içindeki kişi, Deveci Çopur Halil’in aracığını yapan Camgöz Sadık’tır. Musa ile Camgöz Sadık arasında bir münakaşa başlar. Camgöz Sadık, Cemile için Sadri ile konuşmaya gelmiştir. Bu olayı kâtiple de konuşacaklarını söyler.
Kısa bir süre sonra İhtiyar Malik, Katip Necati ile kızı Cemile arasındaki yakınlığı duyar. Duruma çok üzülür ancak kızının da çok üzgün olduğunu görünce dayanamaz. Necati’nin ailesinin gelmesini kabul eder ve aralarında söz kesilir.
Bu arada fabrikadaki işçiler aldıkları ücretlerden memnun değildirler. İşçiler fabrikanın bahçesinde toplanmış ücretlerin dağıtmasını beklerler. İşçilere ücretlerini alırlar ancak paralarını az bularak isyan etmeye başlarlar.
Bu olaylar esnasında Numan Şerif Bey, Kadir Ağa’nın ağzına silah dayayıp onu öldürmek istemiş ancak oradakiler zorla engel olmuştur. Fabrikadaki işçiler Numan Şerif Bey tarafından fabrikadan kovulmuştur. Gazeteye ilan verilmiş, İstanbul ve İzmir’den yeni işçiler çağrılmıştır.
İşsiz kalan onca kişi, aç ve susuz bir şekilde beklemektedir. Fabrikadan kovulan Camgöz Sadık da Deveci Çopur Halil’in açtığı kahvehane sayesinde geçimini sürdürmeye başlamıştır. Ancak işlerinden olan işçiler bu durumu kabullenmeyip Camgöz Sadık’ın dükkanını basarlar ve her şeyi yakıp yıkarlar.
Bütün bu olaylardan sonra Necati ve Cemile evliliğin yolunu, ihtiyar Malik ise Karagül’ün yolunu tutar.



YORUMLAR

  • 0 Yorum