Türkleri Anlatan İlk Kitaplar; Çin Kaynaklarının İncelenmesi

Merkezi Asya'nın muhtelif Türk toplulukları tarih boyu Çin ile komşu olarak yaşamışlardır. Çin ise, kendi alfabesi olan dünyanın eski milletlerinin biridir. Bundan dolayı milattan önce binli yıllardan başlayarak Çin'e komşu olan Türk toplulukları hakkında Çin yıllıkları adı verilen eserlerde bilgiler bulmak mümkündür. Ancak bunun kusurlu bir yönü vardır. Bu da, Türk topluluklarının ve ayrı ayrı hakanlarının adları Çin dilinin fonetik yapısına uygun olarak verilmiştir.

Türkleri Anlatan İlk Kitaplar; Çin Kaynaklarının İncelenmesi
26 Ocak 2020 - 06:05

Özellikle Çin alfabesinde -r- harfinin olmamasından dolayı, ciddi bir problem ortaya çıkmaktadır. Dolayısı ile bu kaynaklardan da anlaşılır ki, Çin yazıcıları komşuları Türklerin bazılarını asıl adları ile değil, kendilerinin onlara verdikleri adlarla kayıt etmişlerdir. Gerçi, bu kaynaklar uzun zaman araştırıcıların dikkatinden kaçmış ve ilk defa Rus Çinşunası N. Y. Biçurin tarafından Rusçaya tercüme edilmiştir. Ki, Biçurin'in bu çalışmaları 3 cilt olarak basılmıştır.

ÇİN KAYNAKLARINDA TÜRKLERE FARKLI İSİMLER VERİLMİŞTİR

Çin'in Sui ve Ç'ang sülalerinin yıllıklarında Türkler "tukyu” şeklinde verilir ve aralarındaki savaşlardan bahsedip ve Hunların devamı şeklinde telakki edilirler. Gerçekte de Tuva arazisinde arkolojik kazılar neticesinde Hunlara ve eski Türklere ait abidelerde maddi medeniyet eşyalarının aynı olduğu görülmüştür. V. asırda yaşayan Çin müellifi Fan ye'de Çin'de Han sülalesinin tarihini yazmıştır.

Aynı yıllıkta Orta Asya'nın halkları hakkında az, ama kıymetli bilgiler yer almaktadır. X. asırda hazırlanan Tan Şu adlı Çin yıllığı milattan önceki asırlardan başlayarak X. asra kadar Çin'in Orta Asya'nın Türk halkları ile münasebetinden bahseder. Bu kaynakta miladın ilk asırlarından başlayarak Hunlar, Eftalitler ve Türk hakanlıkları hakkında kıymetli bilgiler vardır. Zamanımızda Avrupa ve Rus tarihçilerin miladi III-V. Asrında Orta Asya'da Eftalitlerin etnik kimliği hakkında zıt fikirlerde olduklarını ve bunların İranlılığını ispata çalıştıkları görülmüştür. Lakin Çin kaynakları meselenin anlaşılmasını sağlamıştır.


Türk topluluklarının tarihi hakkında kıymetli bilgiler veren önemli eserlerden biri de 630'larda Orta Asya'yı dolaşan Çin seyyahı Sui Shu'nın seyahatnamesidir. 605-617 yıllarını kapsayan diğer bir kaynak da, Çin imparatoru veziri Wey Szen'in notlardır. Her iki kaynakta da, Orta Asya'nın aynı zamanlarında yaşayan Türk toplulukları hakkında bilgi vardır (E. Muhtarova, 22-24).

BU KAYNAKLARA NE KADAR GÜVENEBİLİRİZ?

Murat Adjı, Kıpçaki (Kıpçaklar) adlı eserinde, "Eski Çinlilerin, gerçek olmayan hikayelerle ve duyduklarından yola çıkarak asılsız şeyler yazdıklarını, Çin'i ele geçiren Türklerin hareketinin Çinlileri altüst ettiğini, İn ve Cou hanedanının gurur kaynağı ordularının perişan olduğunu ve bu korku sonucu sert ve güçlü, kuvvetli anlamlarına gelen Türk sözünün ortaya çıktığını kaydetmektedir” (Adji, 1999, 14) şeklinde yorumlamaktadır ki, bu da fazla güvenemeyeceğimiz anlamını taşımaktadır.
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum