Yakup Kadri'nin en bilinen romanlarından biri; Kiralık Konak konusu ve özeti

Kiralık Konak, Yakup Kadri Karaosmanoğlu’nun ilk basılı romanıdır. 1922 yılında basılan roman, Yakup Kadri’nin en bilinen eseridir. Kiralık Konak romanının konusu nedir? Kiralık Konak özeti ve konusu için yazımızı okuyabilirsiniz…

Yakup Kadri'nin en bilinen romanlarından biri; Kiralık Konak konusu ve özeti
Editör: Özden Özmen
30 Nisan 2021 - 22:00
Yakup Kadri’nin en bilinen ve çok okunan eseri Kiralık Konak, basıldığı tarihten bu yana Edebiyat derslerinde de karşımıza çıkar. Bu romanı bu kadar önemli kılan özellik ise, Türk toplumunun yapısını, Türk aydının bu toplumsal yapı karşısındaki çıkmazını kronolojik olarak incelediği kitaplar dizisinin ilk kitabı sayılmasıdır.

KİRALIK KONAK HAKKINDA

Realizmin etkilerinin görüldüğü romanda, Tanzimat, Meşrutiyet ve Cumhuriyet kuşakları arasındaki fikir, anlayış ve yaşam farklılıkları üzerinde durulmuştur. Yeni kuşakla eski kuşak arasındaki çatışmalar açıkça görülmektedir.
Yakup Kadri, ilk başta eski-yeni ayrımını konak-yalı düzeninin terkedilişinde yapar. Hemen sonrasında ise bu ayrımı daha da çarpıcı ve ayrıntılı hale getirirken Tanzimat'ın yarattığı İstanbulin devrindeki insanları zarif, temiz insanlar olarak tanımlar ve bu kuşağı över. Redingot devrindeki insanları ise Abdülhamit döneminde peyda olan görgüsüz, cahil, özenti ama aynı zamanda da “işini bilen” tipler olarak tarif etmektedir.

KİRALIK KONAK ÖZETİ

Yakup Kadri Kiralık Konak kitabında alaturka ve alafranga yaşam arasındaki tezatlıklar konu edilmiştir.
Geçmişine bağlı bir İstanbul beyefendisi olan Naim Efendi, babadan kalma hatırı sayılır bir servete sahiptir. Naim Efendi, memurluk yapmakta ve babasından kalan serveti de korumaya çalışmaktadır. Çocukluğu ve gençliği kalabalık bir İstanbul konağında geçmiştir. Bu nedenledir ki, dost sohbetlerini, eğlenceli toplantıları, misafir ziyafetlerini çok severdi. Fakat  artık zaman değişmiş bu gibi eğlencelerin hepsi yasaklanmıştır.
Karısı Nefise Hanımefendi'yi kaybettikten sonra epey yalnızlık çekmeye başlamıştır. Eşi öldükten sonra  konağın idaresi hiç de annesine benzemeyen kızı Sekine Hanım’a geçmiştir. Tembel ve idaresini bilmeyen bir kadın olan Sekine Hanım’ın eşi ise; kırkbeş yaşlarında, alafranga hayata düşkün  Düyûn-ı Umumiye Müfettişlerinden bir adam olan Servet Bey’dir. Müslümanlıktan ve Türklükten nefret eden bu adam, Naim Efendi’nin saflığından yararlanarak konak içerisindeki işleri istediği gibi yürütmektedir. Öyle ki, alafranga düşkünü Servet Bey yüzünden Naim Efendi konağında artıkTürkçe konuşulmaz hale gelmiştir.
Servet Bey’in oğlu Cemil, henüz yirmi yaşında olmasına rağmen Beyoğlu'ndaki büyük lokantaların, gazinoların, barların sadık bir müşterisi iken kızı Seniha ise, babası gibi alafranga hayata pek düşkün, giyime ve eğlenmeye önem veren bir gençtir.
Pazartesi günleri çay partisi tertipleyen Seniha’nın bu partilerine, mürebbiyesi Kromaki vasıtasıyla tanımış olduğu Beyoğlu'nun madam ve matmazelleri, çocukluk arkadaşları genç kızlar ve aile dostu genç kadınlar, kardeşi Cemil'in arkadaşlarından genç erkekler katılırdı. Özellikle, Avrupa'nın birçok şehrini dolaşmış olan Faik Bey, bu çay patilerinin müdavimlerinden biriydi. Avrupai hareketleriyle bu kadınlar tarafından beğenilen ve çay günlerinin bir diğer müdavimi  de Seniha'nın halasının oğlu olan Hakkı Celis'ti.
Seniha, her Pazartesi daha da güzel ve özenle giyinip kuşanır ve saat  beşte konağın salonunda  ziyaretçilerini beklerdi. Çay günü bitince, Seniha evin içinde sıkıntı yaşamaya başlar ve yaşadığı hayattan zevk alamayarak öbür çay gününü iple çekerdi.
İçinde bulunduğu hayatı hiçbir zaman sevmeyen Seniha, babasının züğürt, büyükbabasının ise fazlasıyla pinti olduğunu düşünür, kendisini ise dünyanın en bedbaht ve en yoksul kızlarından biri olarak görürdü. Yaşadığı konak ona sıkıntı vermekte, sürekli olarak  Avrupa'da yaşamayı hayal etmektedir.
Cemil’in yakın arkadaşlarından biri olan Faik Bey ile Seniha arasındaki ilişki, bir arkadaşlık derecesinden fazla olmasına rağmen ailesi bunu normal karşılar, aldırış etmezdi. Konaktakilerin hesapsız harcamaları yüzünden Naim Efendi maddî bakımdan çok zor duruma düşer, yalıyı kiraya verip, arabasını satar, Madam Kromaki'nin maaşı ve Beyoğlu esnafına olan borçlarını ödeyemez a-hale gelir.
Seniha, sıkıntı dolu günler yaşamakta ve sinir buhranları geçirmektedir. Naim Efendi, torununun dertlerine çare ararken bütün bunların evlenme ve çocuk doğurma ile geçeceği kanaatine varır. Seniha'yı evlendirmeyi düşünür ancak ne Seniha, ne de babası Servet Bey böyle bir şeye yanaşmaz.
Bu esnada Seniha ile sevgilisi Faik Bey arasındaki aşk artmış, Seniha, bu adam için vazgeçilemeyen bir kadın haline gelmiştir. Rahatsızlanan Seniha, doktor tavsiyesi üzerine, Madam Kromaki ile beraber halası Necibe Hanımefendi'nin Büyükada'daki köşküne gider. Burada sıkılması üzerine, arkadaşlarını çağırır. Bunlar arasında Faik Bey de vardır. Adadaki bu günlerde Faik Bey'le Seniha arasındaki ilişki çok ilerler. Bu ilişki herkes tarafından duyulur. Büyükada'daki bu günler Seniha'nın eski neşesini de yerine getirir.
Seniha konağa döndükten sonra Faik Bey de her gün konağa gelmeye başlar. Fakat hareketleri Naim Efendi'yi rahatsız etmektedir. Kumar düşkünü Faik Bey, bu yüzden zor durumda kalır. Bunun üzerine Seniha'dan para yardımı ister. Bu olaydan sonra Seniha'nın Faik Bey'e karşı hisleri değişir. Faik Bey,  Seniha'yı çok toy bulmakta ve çok daha  zengin bir kadınla izdivaç peşinde koşmakta olduğundan Seniha'dan ayrılır.  Aslında her ikisi de zengin birileriyle evlenmeyi düşlemektedir.
Hakkı Celis, günden güne değişmektedir. Herkesten, özellikle Seniha'dan kaçmaktadır. O, şiirdeki aşk ile, gerçek hayattaki aşkın birbirinden çok farklı olduğunu bilir. Seniha ise, Faik Bey'den ayrıldıktan sonra eski dostlarıyla ilişkilerini tazeler. Bu arada Hakkı Celis'i de arar.
Seniha ile Faik arasındaki ilişkiyi öğrenen Naim Efendi onların evlenmesini ister. Naim Efendi'nin bu isteği gerçekleşmez. Ayrıca ihtiyar adam, Seniha'nın azar derecesindeki sitemlerine hedef olur. Naim Efendi, bu olay üzerine hastalanır ve zor günler geçirir.

KİRALIK KONAK ROMANDAKİ  ŞAHISLAR
Naim Efendi: Çok zengin ve bir o kadar da hesaplı bir kişidir. Çok önemli yerlerde çalışmış ve çok önemli bir kariyere sahip olmuştur. Eğlenceyi seven, neşeli bir adamdır.
Seniha Hanım: Körpe, ince, çevik bir kızdır. İlk başlarda neşeli bir kız olmasına rağmen zamanla büyük bir değişime uğrar. Alafranga hayata olan düşkünlüğü yüzünden hep daha fazlasını istemekte ve beklemektedir.
Faik Bey: Zevklerine göre yaşayan ve varlıklı bir ailenin oğludur. Kumara düşkünlüğü nedeniyle sürekli daha fazlasını isteyen bir karakteri temsil etmektedir.
Hakkı Celis: Seniha’yı sevmiş fakat karşılık bulamayınca içine kapanmıştır. Kimseye sır vermeyen bu genç, vatanını seven ve elde ettikleriyle yetinmeye çalışan biridir.

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum