Şahin Pilgir

Şahin Pilgir

[email protected]

Özel Öğrenme Güçlüğü (Okuma-Yazma Öğrenememe)

12 Mart 2020 - 10:58 - Güncelleme: 23 Mart 2020 - 19:40

Psikiyatristlere göre zekası normal ya da normalin üstünde olan bireylerin, yaşına ve kendilerine verilen eğitime göre beklenilen düzeyde öğrenmeleri gerçekleştirememesi Özel Öğrenme Güçlüğü olarak tanımlanır. Bu durum öğrenmeye dayalı zihinsel süreçlerle ilgili olup bir zeka geriliği olarak değil bir öğrenme sorunu olarak karşımıza çıkmaktadır.

Okuma güçlüğü durumu Disleksi, yazma güçlüğü durumu Disgrafi, matematik alanındaki aritmetik güçlükler ise Diskalkuli olarak adlandırılır. Eğer birey iyi gözlemlenirse Özel Öğrenme Güçlüğü belirtileri bebeklikten itibaren farkedilebilir. Dil gelişimi döneminde geç konuşma, sözcükleri uygun ve anlamlı kullanamama, hatırlayamama, bir olayı anlatırken sıralama yapamama ya da okul öncesi dönemde zıt kavramları öğrenememe, okuma yazmaya hazırlık çalışmalarında zorlanma, dün-bugün-yarın gibi kavramları karıştırma, zıt kavramları ters kullanma gibi belirtilerle ortaya çıkabilir.

Bunun yanısıra ilkokula başladıktan sonra zekasına göre okul başarısının düşük olması, okuma ve yazmayı öğrenememe, b-d-p/ k-t gibi harfleri okurken ya da yazarken birbirine karıştırma, 6-9 gibi rakamları karıştırma, heceleyerek okuma, harfleri ters yazma veya birbirinden uzak yazma ya da işitsel olarak birbirine benzeyen sesleri birbirinden ayırt edememe gibi belirtiler görülür.

Bu belirtilerin hepsinin bir arada görülmesine gerek olmaksızın eğer bireyde bir ya da bir kaç tanesi sıklıkla görülüyorsa uzman bir psikiyatrist tarafından bireyin değerlendirmeye alınması ve böyle bir güçlük yaşıyorsa erken tanı konulması eğitimin gidişatı adına faydalı olacaktır. Özel Öğrenme Güçlüğü tanısı almış bireylerin destek amaçlı bireysel özel eğitim almaları gerekir ve evde de mümkün olduğunca aile tarafından da desteklenmeleri gerekir.

Çünkü yaşıtlarıyla aynı sınıf ortamında bulunan bu bireyler okuma yazmayı normal zamanda öğrenemedikleri için bu durumdan psikolojik olarakta etkilenmektedirler.

Özel Öğrenme Güçlüğü tanısı almış bireylerin kimi alanlarda ve derslerde yaşıtlarından daha başarılı olduğu durumlar da söz konusu olabilir. Birey iyi gözlemlenerek bu alanlarda desteklenmesi hem başarı hem de motivasyon artırıcı bir fayda sağlayacaktır. Eğer Özel Öğrenme Güçlüğü belirtilerine  Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite bozukluğu da eşlik ediyorsa o zaman psikiyatri denetiminde ilaç kullanımı da gerekebilmektedir.

Bizler ebeveynler olarak çocuklarımızı iyi gözlemleyip herhangi bir yetersizlik durumu tespit edildiğinde önce bunu  kendimiz kabul etmeliyiz. Sonrasında çocuğumuz için neler yapabiliriz, ona nasıl destek olabiliriz diye düşünüp buna odaklanmamız gerektiğini hiç bir zaman unutmamalıyız.