Yeşim Sağlam

Yeşim Sağlam

[email protected]

Bir Söz Bir Terapi: Neden Anlaşamıyoruz?

11 Ekim 2019 - 09:29 - Güncelleme: 11 Ekim 2019 - 11:24

İletişim bozukluğu hangi sebeplerden kaynaklanır? Neden anlaşamıyoruz? Anlaşabilmek için nelere ihtiyacımız var? Sağlıklı iletişim nasıl kurulur? Bir Söz Bir Terapi yazımızda...
Çağımızın hastalıkları da tıpkı, çağımızın bizzat kendisi gibi değişmiş durumda. Ruhsal hastalıklar, teknoloji kullanımı dengesizliği, iletişim bozuklukları, adeta sindirim sistemi bozuklukları kadar normal karşılanır ve adlandırılır oldu. Belki de bu kadar normalleşmesi bile başlı başına bir hastalık olarak karşılanmalı. Madem bu kadar yaygın, elbette herkes elinden geldiği kadar konuya farklı çözümler de sunmaya çalışıyor. Bu yazımızda iletişim engelleri, nedenleri, çözümleri üzerinde duracağım.
İç İçe Geçmiş Dört Daire..
Herkes tarafından bilinen meşhur bir grafik vardır: İç içe geçmiş dört daire... Dairelerin en büyüğünde şu ifade yer alır: "Beynimizden geçenler". İlk dairenin içerisine yerleştirilen daha küçük bir daire yer alır. Bu ikinci dairede de şu ifade yer alır: "Bir araya getirdiğimiz kelimeler". İkinci dairenin içine de daha küçük alana yerleştirilmiş olan bir daire çizilir ve üzerine şu ifade yerleştirilir: "Ağzımızdan çıkanlar". Üçüncü küçük dairenin içine ise minicik bir nokta konur ve üzerine şöyle yazılır: "Karşımızdaki insanların anladığı."
Grafikten Anladığımız...

"Ne söylersen söyle, dediklerin karşındakinin anladığı kadardır."

Bu kıymetli söz ile özetlenebilecek grafiğimiz, günümüz iletişim sorunlarının kaynağı hükmünde. Biz belki de her şeyi ayrıntılarıyla anlattık, niyetimizi de ortaya koyduk, sorun yok diye düşünürken; bir anda hiç hesaba katmadığımız kırgınlıklarla, kast etmediğimiz sözlerimizle karşı karşıya kalabiliyoruz. Kendimizi sorgulamaya başlıyoruz ardından. "Ben ne diyorum, sen ne anlıyorsun?" ya da "Hayır demek istediğim bu değildi, yanlış anladın?" savunmasını yaparken yakalıyoruz kendimizi. Sorgulamamız da gerekir, Çünkü bir konuyu karşımızdakine aktarırken, sahip olduğumuz iyi niyet kadar bu niyetimizi, fikirlerimizi hangi kelimelerle ifade ettiğimiz de son derece önemlidir. Üslup tarzımız, bir çok kapıyı ardına kadar açabildiği gibi, baltayı taşa vurmamıza da neden olabiliyor ne yazık ki...Seçtiğimiz sert, taraf beyan eden, dobralık adı altında hakaret içeren kelimeler ne yazık ki iletişimin büyük engeli olarak karşımıza çıkacaktır.
Diğer Bir Etken İse...
Diğer bir etken ise karşımızdakinin bizi ne kadar anladığı veya anlamak istediği ile ilgilidir. İletişimin sağlıklı bir başlangıç yapıp, başarılı ve katılımlı süreçle devam edip tamamlanabilmesi için karşımızdakinin de aynı istekte, niyette ve fikirde olması gerekmektedir. Ne yazık ki karşımızdaki kaba tabirle, işine geldiği kısmı dinleyip diğer tarafları duymadığı, anlamak istemediği zaman biz ne kadar çabalasak da pek etkili olmayacaktır. Bir fayda vermeyecektir. Zaman kaybı olarak adlandırılacaktır bu süre.
Özetlersek:
Özetlersek, iletişimde sorgulamamız ve denetimde tutmamız gereken sadece kendi dediklerimiz, yaptıklarımız değildir. Karşımızdakinin kavram dünyası, kelimelerle arası ve en önemlisi bizimle arasının ne derecede, nasıl olduğudur. Ne niyette ve fikirde olduğudur. Bu etkenler bir bütün olarak ele alınmalı ve ona göre bir neden-sonuç şeması oluşturulmalıdır. Doğru üslup kadar etkin katılım ve samimi niyet, ortak fikir dünyası da sağlıklı iletişim için şarttır.

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum